Ana Sayfa / Bağcılık Hakkında Genel / Bağlarda Don Zararı Engellenebilir mi

Bağlarda Don Zararı Engellenebilir mi

Bağlarda Don Zararı Engellenebilir mi

Daha önce ”Bağları Don Tehlikesinden Koruma Yolları” yazımı okumuşsunuzdur. Bu yazıyı ülkemizde yayın yapan bir e-dergi sitesinden alıntılamıştım. Şimdi yine aynı konuyu birde yabancı kaynaklardan derlemek istedim.

Bağları Don ve Soğuk Zararından Koruma Yolları

Bağlarda tomurcuklanma başlaması ile bizlerinde yüzünde gülücükler belirir. O tomurcuklara sanki birer küçük çocuk gibi yada yeni doğmuş bebek gibi bakarız. Daha ilk yeşerme ve tomurcuklanma evresinde tomurcukların içinde kaç üzüm olduğunu görmeye çalışırız.Yıllardır bağların içinde yetişmiş birisi olarak bu duyguyu çok iyi bilirim.
Ama son yıllarda gördük ki bazen bu dönem üzüm üreticisi için çok acı verici olaylara neden olabiliyor. Bu dönemde oluşan don zararı yıl sonunda hasretle gözlediğimiz mahsülün kalitesini düşürdüğü gibi o yılki ürünü tamamen yok edebiliyor da.
bağlarda don zararı
Önceki yıllarda bölgemizde bazı yerlerlerde görülen don zararı son bir kaç yıldır artık neredeyse tüm bölgede görülmeye başlandı. Peki bağlarda don zararından kurtulmak mümkünmü yada don zararını en düşük seviyede tutabilirmiyiz.
Bu yazımızda bu iki soruya cevap arayacağız.

Bağ Alanları İçin Yer Seçimi

Yazının başında paylaştığım konuda da yer seçimi hakkında bazı bilgiler verilmiş ancak aslında bu konuda çok fazla seçim şansımız yok. Neden diyecek olursanız yer seçimi yaparken don olayının olma olasılığı olan çukur yerlere ve rüzgar akımının olmadığı ve soğuk havanın asılı kalacağı yerlere dikim yapılmaması tavsiye edilir.
Ancak sizlerinde bildiği gibi son 10 yıl içerisinde artık neredeyse her gördüğümüz boşluğa bağ tesis eder olduk. Dağlar dev makineler ile tesviye edilip bağ dikiliyor. Kilometrelerce uzaktan yeraltı boruları ile su getirilip damla sulama ile su ihtiyacı karşılanabiliyor. Hal böyleyken bağlarda don zararı olayından korunmak için uygun yer seçimi diye birşeyden bahsetmek gerçekten abesle iştigal olacaktır.
Konunun sadece yorumdan ibaret olmaması adına yine de yazmak gerekirse bağ tesis edilecek yerin hafif meyilli olması ve böylece soğuk hava akımının meyil aşağı akıp gideceği öngörümektedir.
asmada soğuk zararı

Çeşit Seçimi

Aslında bu başlığı açmayacaktım. Çünkü gereksiz bir seçenek olarak görüyorum. Ege bölgesinde yetiştirilen çeşitlerin ne olduğu ve  üreticiler tarafından nasıl tercih edildiği belli. Bu başlık ile ilgili olarak bir öz eleştiri yazısı hazırlayabilirim belki. Ama şimdilik bu başlığı böyle kapatıyorum.

Budama

Buraya kadar olan kısımda direkt asma ile ilgili olmayan dikim ve dikim öncesi kriterleri iredeledik. Peki zaten tesis edilmiş bir üzüm bağını soğuktan korumak mümkünmü ?
İşte bu noktada aklımıza ilk gelen şey budama oluyor. Bu konuda uygulanacak olan yöntem geçikmeli budama, çift budama yada ikisini karışık olarak yapmaktır.
Bu budama teknikleri ile asmanın apikal baskınlık özelliğinden faydalanmaya çalışabiliriz.  Bunu şöyle açabiliriz, asma çubuğunda gözler uç noktadan başlayıp dibe doğru açılıarak gelir. Bu dormansi kırılma sırası asma genetik kodlarına yerleştirilmiştir. Siz bir çubukta kaliteli ürün yetiştirmek için kaç göz bırakmayı düşünüyorsunuz ? Örneğin 10-12 göz diyelim. Eskilerin aralama dediği ve şimdilerde çift budama adıyla anılan teknikle ürün çubuklarınızda 25-30 göz bırakıp buduyorsunuz. İlk gözlerin patlaması çubuğun uçlarından başlayarak dibe doğru ilerleyecektir. Tam bu dönemde meydana gelebilecek soğuk-don zararı bu gözleri etkileyecek ancak sizin esas ürün gözü olarak ayırdığınız ve çubuğun dip kısmında olan gözleri etkilemeyecektir.
Daha sonra zarar gören bu gözleri istediğiniz göz adeti üzerinden tekrar yani ikinci kez budadığınızda o yıl için 10-12 sağlıklı ürün gözleri çubuk üzerinde kalacaktır.

Tabi bu tomurcuklanma sonrası ikinci budama işlemi azami dikkat isteyen hassas bir iştir. Soğuk olayı olsun yada olmasın zamanı geldiğinde çubukların ucundaki fazlalık gözlerin budanması gerekecektir. Bu budama esnasında yıl içindeki ürününüzü sağlayacak olan dipdeteki gözlere zarar vermeden budama işlemi gerçekleştirilmelidir ve çubuklar tele tutturulmalıdır.

Geçikmeli budama yönteminde ise bağların uyanmasına yakın zamanda budanarak bağların ağlama yapması sağlanır. Bu şekilde ağlama yapan çubukların uyanması 8-10 gün kadar geciktirilebilir.

Dondan Korunmak

Fransa’da bazı üzüm üreticilerinin soğuk uyarısı yapıldığı gecelerde ve sabahında bağın değişik yerlerinde bidonlar içinde ateş yakarak soğuk – don zararını atlatmaya çalıştıklarını okumuştum. Bizim şartlarımızda ne kadar uygulanır pek bilemiyorum ama pratikte pek karşılığı yok gibi malesef.

Bağların sıra aralarının otlu olarak bırakılmasının bir miktar sıcaklık artışı sağladığı tespit edilmiştir. Bir seçenek olabilir.

Ayrıca bölgemizde çok kullanılmayan ama kanaatimce bir kaç yıl içinde görmeye başlayacağımız don pervaneleride don – soğuk zararlarından kurtulmada kullanılabilir. Bu don pervanelerinin her türlü arazide eğimden bağımsız olarak kullanılabilen ve traktör yardımı ile çekilen modelleri vardır. Sabit don pervaneleri yerine bu seyyar pervanelerin seçimi daha doğru olacaktır diye düşünüyorum.
don pervanesi don savar

Birde dev springler ile çubukların ıslatılıp tomurcukların üzerinin buz kaplaması sağlanabilir. Tabi bu yöntemi uygulamak her babayiğidin harcı değildir. Buz içindeki tomurcukları görmeye yürek dayanmaz. Ancak buzla kaplanmış  gözlerin soğuktan zarar görmesi bu şekilde engellenebilir. Elbette zarar yine olacaktır ancak tamamen ürün gözlerini kaybetmekten iyidir. Yinede bu seçeneği çok fazla irdelemeyeceğim.

Gelelim piyasada don ve soğuk zararını engelleyeceklerini iddia ederek satılan ürünlere. Ne diyeyim, neresinden tutup başlayayım anlatmaya bilemiyorum. Bağcılığı okadar yozlşatırdık ki. Artık herşey rant oldu. Ama hep unutulan bir nokta var. Çiftçi biterse esnafta biter.
Aslı ziraat mühendisi olan ve esnaflık yapan bazı kişiler yüzünde (genelleme  yapmıyorum bazı kişiler diyorum) üretici son damlasına kadar sömürülmek isteniyor. Yok don savar,yok şişirici,yok sivreltici, yok uçurucu, yok kaçırıcı… gibi ürünlerle cebimizdeki paraya asmadaki üzümümüze ortak oluyorlar. üretci yerinde sayarken onlar alıp başını gidiyorlar. konu aslında çok su götürü ama neyse..

 

 

 

İlginizi çekebilir

Dolu Bombası – Dolu Topu Nedir ?

Dolu Bombası – Dolu Topu Nedir ? Bu yazımda belki çoğunuzun ilk kez duyacağı Dolu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*